25 Ağustos 2008 Pazartesi

kayboluş köpüğü

bütün yollar yüründü,bütün yüzler görüldü,bütün vücutlara dokunuldu..
başka dudaklarda arandı sihrin kesişim kümesi
artık çok geç için bile çok geçti..
sıradanlıklarla dolu sihrini kaybetmiş kürede
bir kadın bir de adam çizildi kumdan..

savruldu yüzüne sürgün olduğum adamın karanlığı
hazırlığa izin vermeksizin..
ıskalar sanmıştım tıpkı hayat gibi
o kadar keskindiki hatların karşı koyamadı naif tomurcuklarım..
yalnız bizim bildiğimiz bir yer,olduğun
oysa ki herkes seni hasta sanıyor bu anlamsız son buluşta
belki de sıyrıldım ben oyunun getireceği hırpalanışlardan
olması gerekendi bu
kayboluş zamanında kanattığın kabuk bağlamış yaralarımdan sonra
girdap içinde yükselip,içimize dokunduran,geriden gelen seslerdi;
sürükleyen düşünmeye
ben-sen'e adım atamamış ben-şey'de kalmış bizi..
yalnızlığında sendelerken bir o yana bir bu yana
bütün kötü niyetimle kıpırdatıyorum dudaklarımı kaybettirdiklerine
ruhumun derinliğinden hareketlenip
bütün uzuvlarımı esir alan nefret sahip olabildiğin..
daha fazlası da var olup,ilerlemesini bekliyor ibrenin............

24 Ağustos 2008 Pazar

..

uçan süpürgeden savrulan mor kokuydu
başını kaldırtan ellerinden kaymış yıldızlara
bir kelebek kadar renklerin içinde boğulmuş sonsuzluğa
açmışken kanatlarını
aşağı yukarı..
solgun,suskun,yorgun,bıkkın,çökkün
aşağı yukarı..
tahrik edici şehvetiyle sarıyordu ölüm kokusu yayan vücutları
hiç bilemezdi ki bu içe çekişin sonsuzluğun sonu olduğunu

hayal şişesi

küçücük ellerimin kavradığı hayal şişesi saklanmış kızlarımın birleşip sıradanlıkları büyüleyici hale getirdiği tek düzlem....
elinden kahramanı alınmış çocuk gibi kalıverdim;
kızlarımın yanına sesizliğinle sokulunca....
inandığım yalanlarına onlar kanmaz sanıyorken
herbirini arkana aldın....
tüm eylemlerine çoğulluk kazandırıp
teker teker alıverdin içimden;
çizdirdiğin yalanların yansıması gerçeklerimi....
sarı-lmış yalnızlıklarımın sürüklediği boşluktaki çığlıklarımı
sadece kendim duyuyorum artık....
gidişin, yanında götürdüklerinle birlikte
geriye kalan, koca bir tekillik bende....
şimdi mi
bomboş hayal şişem....
ardında bıraktığın kötü niyetimin büyüttüğü ellerim mora doğru çürürken
düşüveriyor şişem tüm hayal kırıklıklarımla....
özlemsi koku alıyorum kaybetttiğim kızlarımdan
kulağıma fısıldayan kırmızı melodiler eşliğinde
ince kıvrımlar beliriyor vücudumda
sevişirken akıttığın tadını aldığım gözyaşların
boynumun en ürkek kıvrımından vuruyor beni....
yavaşça artan şiddetiyle dayanılmaz kasılmalar kaplıyor tenimi
yalan olduğunu umduğum 'gidiş' gerçeğini sindirme denemelerinde....
dudak kıpırtılarımın başlattığı uğultular yükselirken
olanaksız yenik düşmesi kızlarımın '-ma,-me' esiri tenime....
bütün filmlerin başrolünü oynadığını sandığım yalnızlığım
senin karenin flu köşesinde
netleştirilmenin mayhoş tadını alma arzusuyla
en elzem hastalığının peşinde....