25 Kasım 2010 Perşembe

.

. Bulutlarda kafandan hayatının uçup gitmesine keşke demenin bir faydası yok

.

. Zihnin inanmadan önce görmesi gerekir

19 Kasım 2010 Cuma

.

Bazen birine birşey yazarsın.Silersin.Yazarsın.Silersin.Yazarsın.Silersin.O hiçbirini okumamış olur.Ama sen hepsini demiş olursun.

.

. Belki başlangıçta bu izi sürmek istedin.Ama sonra,sürdüğün iz,bir de baktın ki kendi izin.Üstelik intiharının değil,yaşamının izi.İnsanlarla dolu yalnızlığının izi.

6 Kasım 2010 Cumartesi

. mEmE

Meme (anatomi), insanlarda bir organ.
Meme (biyoloji), memelilerin ortak bir özelliği olan organ.
Meme (otomobil), hava ya da yakıtın akışını denetleyen ufak, delikli parça.
Meme (alet), püskürtme işlemlerinde, ucundan püskürtme yapılan nesne.
Meme (kültür), insan sosyal ve kültürel hayatı için bir DNA benzeşimi.

.

Bir tek sözcükle,gökyüzü korkunçtu.
Ve onunla birlikte herşey..

15 Eylül 2010 Çarşamba

.

. hope is in the net

9 Temmuz 2010 Cuma

.

‎. Rastgele kadınlar insanın hayal gücünü etkileyemez.Dönemleriyle sınırlıdırlar.Onları biçimlerinden çekip alacak hiçbir büyü yoktur.Şapkaları gibi kafalarının içini de ezbere biliriz.Rahatça bulabiliriz onları.Hiçbirinde gizem yoktur.Öğleden önce parkta ata binerler,öğleden sonra çay partilerinde gevezelik ederler.Gülüşleri basmakalıp,davranışları modaya uydurulmuştur.Hemen okunabilirler.

2 Temmuz 2010 Cuma

.

. Hayal günlerinde bir biçim düşü

.

. Bir hevesle sonsuz aşk arasındaki tek fark,hevesin biraz daha uzun sürmesidir

1 Haziran 2010 Salı

.

. Düşmedim, kendimi bıraktım

4 Mayıs 2010 Salı

25 Nisan 2010 Pazar

Frapan Düşler

Küskün bir ümidin ardına gizlenmiş hüzün demetlerim
Toz pembe parmak ucu tavırlarıyla dağıtıyor
. Yaslı çığlık ağıtlarımı

Gömdüğüm bedenin göstersede kendini kestiğim kılcallardan
Denenmemiş mutluluk tablolarım boyanıyor
. Solgun pembe düşlerimle

Yalnızlığın gözleri üzerime üzerime vururken
Okşuyor mutsuzluk ellerim saklanmış vücut kıvrımlarını..
Sensizliğin esrikliğinde savurduğum damgalı zarflarla yolluyorum
. Denizyıldızlarıyla demlediğim dalga mırıltılarımı

Huzursuzluğun kol gezdiği omuzlarım
Hırpalanmışlığın tahammülsüzlüğüyle isyanıma zulüm katma kımıldanmalarında..

Issız evreninin savunmasız parmakları soydu kirlettiği sessizliğimi..
Oysa ki..
Plastik koruyucularımın baloncukları uçuşuyordu ardından
Tellerimizi ulaştırmak için dudaklara..

Gözyaşlarımın doğuşu,yanak genişlemelerimin son buluşu..
Eskimiş zamana göz yumuş,hiç kullanılmamış zamana göz kırpış..
Kendince yitiş,kendine gidişti..Benimkisi..

4 Nisan 2010 Pazar

20 Mart 2010 Cumartesi

.

. sanırım en güzel doğum günüm şimdiye kadar geçirdiğim.sadece yanında olmak.evet.bu yeterliymiş.başka şeylere gerek yokmuş.şey.içi boşmuş.

.

. bugün benim doğum günümmüş meğersem(:

7 Mart 2010 Pazar

.

Çölde
Bir yaratık gördüm,çıplak,vahşi.
Çömelmiş oturuyor
Yüreğini ellerinde tutuyor
Yiyordu.
Dedim ki:''Tadı güzel mi dostum?''
''Acı, acı,'' diye karşılık verdi;
''Ama seviyorum
Çünkü acı
Ve benim kalbim''

H. Crane

3 Mart 2010 Çarşamba

. İncelikli Acı Son Devinimi

Yüzünü dönmüşken mutsuzluğun sabahlarına
Mor ile kırmızının dudaklarda oluşturduğu kesişim kümesiydi;
Tutup çıkarması beklenen ayrıksı kadınlarımı..
Oysaki..Ucu görünmeyen baloncukmuş arzulanan yüzü mora dönmezken..

Hecelenen sessizliklerimin yükselttiği dönüş gürültülerim
Küçük dokunuşlarla yol almakta,
Hüzün kokulu gidişlerinin aldanmışlıklarına..
Doğumla başlayan süregen,kırmızı,düşünsel bir sancı;
Her yanımı bertaraf eden..

Dökülmüş pullarımın yapışma çırpınışları;
Yeniden yaratabilmek için imgelemsel acı son devinimini..
Kül rengi nefretinle boyanmış ellerim ovuşturmakta elbisemi,
Tırmık izlerine büründürmek için sevdiğin kavislerimi ki
Hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığı ağrısını serpebilmek için tinsel gidişlerine..

Kendine gebe kalasın diye dayadım ruhbağcılığımı anı kadehlerine..
Yeni huzursuzluklar,umutsuzluklar,sıkılmışlıklar,bıkkınlıklar
..boşluklar getir diye evrenine

Kendi ağında debelenen örümceksiliğine ekliyorum hiç bitmeyecek ben-sizlikleri..
Kırmızıya gidişinde morlarda boğulman
Kendine gidişinde benlerde boğulman arzusuyla;
içselleştiriyorum incelikli ölüm denemelerini..

10 Şubat 2010 Çarşamba

. Acı Tavırlar Sirkülasyonu

Yüzü pas tutmuş fayansların savaşı boyalı gözlerimle
Bölünmüş suratımın uzantısı ruhumun akıttığı renklerin yansıması ürpertilerim kaplıyor;
..Yok olmaya yüz tutmuş tüm acı çekecek yerlerimi
İçselleştirilmiş sezgilerim kapanıyor gözyıldızlarımla boyadığım hayallere..
Soğuk kırmızı yalanların damlıyor sihirli fanusuma;
Ehlileştirebilmek için şekli giz dolu adamlarını..
Renksizliğe ufalandığını bilmeksizin parçalanıyor camlarım
Kırmızıya kesilmiş düşlerimle boyanabilmek kıpırtısıyla..
Saplantı seviyesindeki tutkularımızın sürüklediği adı konmuş bir çağ değildi..
Tekrarların nevrozunun dışavurumuydu buruşmuş korkularımız
Optik yanılsamadan mı ibaretti ruhbiçimci oyunlarımız ?
Acının incelttiği bilincimde kavranmış derinleştirilmiş ağrılarım ürkütüyor;
..Kül rengi umuşlar ütopyamızı
Bir kadının küfrüdür dinmeyen sızılarımın yeşerttiği söylencelerim..

Ruhunun sert köşelerinde yankılanıyor;
Tavan kirişlerine sıçramış koyu,yoğun,iri kan damlalarım..
Elmacık kemiklerimden süzülen boyanmış yaşlarım kirletiyor;
Bir zamanların o masum silüetini barındıran fayansları..
Şehvet ve acının rengiyle kaplı tüş banyomuz..
Kırmızı ve siyah saplantılı düş-künlük halinde..
Tinsel,dingin bir akış bu..
Yoklardan oluşlara erişemeyen bir yok-oluş sirkülasyonu..

4 Ocak 2010 Pazartesi

Yalın Düşler Prizması

Yanaklarındaki allığa dokunan dudaklardan eser yok artık
Plastik kusmuklarım fırlıyor yerine..
Nefret dolu rüzgarlar okşuyor dışımdaki tenleri;
İndirgeyebilmek için seni rastlantısal ruhlara..

Renklerin yitirildiği evrensel yürüyüşünde,içinde hissettiğin ben(sen)-
Bakarken,görüyor..
Hırpalarken,dokunuyor..
Giderken,duruyor..
Düşerken,tutuyor-du-m..
Kaybetmekten yorulup bulmaktan bıkmadığım oyuncağımı..

Zamansallık kıpırdanışları yetmeyecek içimdeki öfkeyi söndürmeye..
Suskun intikam demetlerim kollamakta düşeceğin anı..
Tesadüf olmayan tesadüflerimiz düşürecek;
Elindeki toz pembe düşlerin içindeki küçük mutlulukları..
Sonsuz sarılışlarda hayat bulan özlem-in
Kokuları yayıyor umutsuz yılgınlıklarında..
Gösterişlerin cümbüşü kaplasada bileklerini
Tarifsiz yanılgılar kaplıyor soruşlarını..
Ya da..Ney'de adsız tınıların yoğunluğu?
Hükümsüz sancı yargılarımı kusturan?
Görünmez bir araya sıkışmışlık hali;
Etrafını boşluklarla dolduran..
Afilli imgelemeler fısıldıyor duyumsamalarına..
Yağ-ız yağ-murlar dökülüyor ırmaklarına..
İz sürüyor plastik baloncuklarıma..

Belki..
Yine..
Yeniden..
Aksın diye gece ses-sizliğiyle
İçime..
İçine..
Ama..Bilirdin..
Tahammülsüz bir çıkmaz içinde sirküle olduğun..
Ürküntü verici talihsizliklerin kaynağını ararken beynindeki ilmekler,
Boş-lukların artıyor yok-lukları yaratmak uğruna..
Yalın tavırlar prizması sarsılıyor;
Hüzün kelebeklerinin konduğu yok-um köşende..
Ama..Düşlerdin..
Belki..
Yine..
Yeniden..
Bütün üç noktaları..
...